3 Eylül 2016 Cumartesi

Nasip ...

Nasip ... Sözcüğünün en anlamlı hali ... Hayatımın en büyük ve güzel sürprizi ... 

"CANIMIN CANANI" ... Yüreğimin yangını.. 

Sevgili EŞİM...  İyi ki varsın ve benimlesin... Ömrüm senin olsun, sen olsun ... 

Doğum günün kutlu olsun ... 


11 Ağustos 2016 Perşembe

Birileri Hediye Mi Dedi

22 Kasım 2014'de Beşir Balcıoğlu Anadolu Lisesi'ne Müdür Yardımcısı olarak atandım. Daha önce onlarca hikayesini duyduğum herşeyden önemlisi daha önce de uzun bir süre birlikte çalıştığım Metin Işık'ın da bulunduğu bir okulda göreve başladım. Hani ne yalan söyleyim içimde Kocaman bir kaygı vardı. Neyse bu bölümü biraz kısa kesmek lazım ...

Okulda göreve başlar başlamaz hummalı bir çalışmanın içerisinde kendimi buldum. Malum dershaneler kapanacak öğrenciler ise bir tercihte bulunacak ya temel lise denilen içerisinde ne olduğu belli olmayan bir kuruma gidecek ya da kendi okullarında kalıp yeni açılacak olan destekleme ve yetiştirme kursları aracılığıyla üniversite sınavlarına hazırlanacaktı.

Bu durumun çok öncesinde farkına varan okul müdürünün rehberliğinde bende kendimi bir sonraki yılın hazırlık sürecinin tam ortasında buldum. Hani ruh halim ve üzerime aldığım sorumluluk öyle kelimelerle ifade edilebilecek gibi değil.

Ve çalışmalar başladı. Önce Öğretmenlerle ve öğrencilerle sonra ise Veli'lerle yaptığımız sayısız toplantılar neticesinde öğrencilerimizin çok büyük bir bölümü bizimle bu yolda yürümeye karar verdi.

Ve ne yazık ki dershaneler okullaşmaya çalışırken bizde birden kendimizi dershaneleşmeye çalışan hatta bunu ne kadar becerebilirse o kadar başarılı kabul eden bir okul olarak bulduk. Neyse bu bölümü de biraz kısa kesmek lazım...

Ve büyük gün geldi 2015-2016 eğitim öğretim yılını büyük bir azimle açtık. Öyle heyecanlı ve tedirgindik ki anlatılacak gibi değil. Çünkü bizimle kalmayı tercih eden öğrencilerin sorumluluğu anlatılamaz. Gecemiz gündüzümüze karışmış halde çalışmaya başladı. Her geçen gün daha fazla dershane olduk. Deneme sınavları yaptık, tüm seçmeli dersleri sınava hazırlık için kullandık. Öğrencileri türlü yöntemlerle takip altına almaya çalıştık vs. vs. Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı ve ilk sınav YGS geldi. Öğrencilerimiz sınava girecekti. Girdiler de ... Ve sonuç ... İnanılmaz . Sonuç olarak bir önceki yıla göre tüm puan türlerinde okul ortalamalarında 60-65 puan aralığında bir artış olmuştu. Artık Rüştü'müzü büyük ölçüde ispat etmiştik ama işimiz bitmemişti. Çünkü önümüzde LYS denilen son engel vardı. O sınavda geçti ve sonuçlar açıklandı.

Metin Hoca ve benim söylemekte en emin olduğumuz şey ... "Elimizden geleni yaptık" söz verdiğimiz herşeyi yapmak konusunda hiçbir şeyden kaçınmadık oldu.

Öğrencilerimiz artık üniversiteliydi.

Kimisi doktor, kimisi mühendis, kimisi öğretmen, kimisi hukukçu, kimisi işletmeci vs adayıydı.


8 Ağustos 2016 Pazartesi

Tarihe Tanıklık Etmek ...

Tarihe not düşme vaktidir.

Gün 07 Ağustos 2016
Saat 17:00
Yer: İstanbul Yenikapı Miting Alanı

Ve Oyuncular ...

Başrol Oyıncuları : Bu vatan için kalbi çarpan herkes...

İnanılmaz bir günün ertesi gününde, halen yaşadığı ve hissettiklerinin etkisinden kurtulamamış birisiyim. Hissettiklerimi anlamanız için o anı, orada yaşamanız şart.

Kimler mi vardı orada...

Kolu kırık hanımefendiler, beyefendiler, çocuğunu bebek arabasına koyup gelenler, her renkten, görünüşten kadınlar, erkekler, yürümeye mecali olmasa da bugün burada olmam gerekliydi deyip gelen dedeler, nineler ve daha niceleri...

Biz mi.. Biz de oradaydık. Tarihe tanıklık ettik. Hani gitmezsek meydan boş kalır dedik ve o sahiplenme duygusuyla yollar düştük. Gördüklerimize ve şahit olduklarımıza bazen ağladık, bazen duyduğumuz gururla yerimizde duramadık.

Allah birlikteliğimizi bozmasın. Şehitlerimize rahmet, mekanlarını cennet eylesin. Gazi'lerimize tez vakitte sağlık nasip etsin.

Bugün bir musibetin bin nasihatten daha iyi olduğunu hep beraber bir kez daha tecrübe edindik. Bir daha bunları yaşamamak duasıyla.

Selamlar.

İB



15 Ocak 2016 Cuma

Tolga'ya, Tolga'mıza...

Birgün ansızın bir haber gelir ve Canınızdan can kopar, ömrünüzden ömür gider. Karşınızda ölümün soğukluğu ve yanında götürdüğü vardır. Çaresizsinizdir artık. Anlayamamışsınızdır ya da anlamış olsanız bile anlamak istemediğinizdendir tüm bu anlamamışlık. Hayat artık sizin için de durmuştur. Canınızdan can kopmuştur çünkü. İçiniz yanar, kavrulur, köz olur. Acınız o kadar büyüktür ki göz yaşlarınız gözlerinizden süzülemez olmuştur,  yangınınızı söndürmek için içinize akmaya başlamıştır artık. Yanar, yanar ve yanarsınız.
Sorma vakti gelmiştir artık. NEDEN!!! NEDEN!!! NEDEN!!!
Çareniz mi, MEVLA'dır... DUA'dır...

Allah rahmet eylesin KARDEŞİM, Mevla'm rahmetiyle muamele etsin...

13 Eylül 2015 Pazar

Keşke...


 Dört mevsimlik bir sene olsa ömür, 'keşke', onun güzüne denk gelir. 

Hepten vazgeçmek için erkendir, telafi etmek için geç... 


 Mağlubiyetin takısıdır 'keşke'... 
Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır. 


 Çarpılıp çıkılmış bir kapıda, yazılıp yollanmamış bir mektupta, göz yumulmuş bir haksızlıkta, vakit varken öpülmemiş bir elde, dilin ucuna gelip ertelenmiş bir sözdedir. 


 Feri sönmüş bir çift gözde ya da yitip gitmiş bir güzelliğin ardından iç çekişte... 


 'Yolunu gözlemeseydim', 'öyle demeseydim', 'terk edip gitmeseydim', 'en güzel yıllarımı vermeseydim' diye diye sızlanır gider. 


 'Keşke'nin panzehiri 'iyi ki'dir. 
İlki ne kadar pısırıksa, ikinci o denli yiğittir. 


 'Keşke', çoğunlukla bir 'ahhöla kopup gelir ciğerden... esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden... 


 'İyi ki' ise, muzaffer bir 'ohhöla büyür; cüretiyle övünür. 


 'Keşke'li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, 'iyi ki'lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar. 


 Okulu hiç kırmamışsınızdır, sinemada öpüşmemişsinizdir; dokundurtmamışsınızdır kendinize, bir kez olsun gemileri yakmamışsınızdır. 


 Konuşmanız gerektiğinde susmuş, koşacağınız zaman durmuş, sarılacağınız yerde kopmuşsunuzdur. 


 Bir insana, bir işe, bir davaya ömrünüzü adamışsınızdır. O insanın, o işin, o davanın, bunu hak etmediğini sezmenin hayal kırıklığındadır 'keşke'... 


 'Şimdiki aklım olsaydı' dövünmesindedir. Geriye dönüp baktığınızda, ayıplara, yasaklara, korkulara, tabulara feda edilmiş, 'Ne derler'e kurban verilmiş, son kullanma tarihi geçmiş bir yığın haz, bilinçaltından el sallar. 


 'Keşke'cilerin hayatı, kasvetli bir pişmanlıklar mezarlığıdır. 


 'İyi ki' öyle mi ya! ... 


 Onda, yara bere içinde de olsa, yana yana, ama doyasıya yaşamış olmanın iç huzuru ve haklı gururu haykırır. 


 'İyi ki'lerinizi toplayın bugün ve 'keşke'lerinizden çıkartın. Fazlaysa kardasınız demektir. 


 Aldırmayın yüreğinizdeki kramplara, mahzun hatıralara... Rüzgarlarla koştunuz ya... 


 'Keşke'leriniz, 'iyi ki'lerden çoksa... 
Telafi için elinizi çabuk tutun. Tutun ki, yolunuzu gözlerken terk ettiğinizle bir gün yeniden karşılaştığınızda siz susarken, feri sönen gözleriniz 'keşke' diye nemlenmesin... 



 Can Dündar

11 Ağustos 2015 Salı

Küreselleşme ve Eğitim Politikaları

Küreselleşen dünya hayatımızdaki her alanı etkilediği gibi eğitim sistemimizi de ne yazık ki derinden etkilemekte ve piyasa beklentilerini karşılar nitelikte şekillendirmekte. Bunu yaparken de onlarca araç kullanmakta. Bu araçlardan birisi de "uluslararası sınavlar". Gerçekleştirilen bu sınavlara dair hocam Prof. Dr. Hasan Hüseyin AKSOY'un tespitlerini sizinle paylaşmak istiyorum. Tespitleri okuduktan sonra eminim sizde benim gibi "KESİNLİKLE TAMAMEN" haklı diyeceksinizdir.

Küreselleşmenin etkisiyle eğitimde ticarileşmenin hızlandığı ülkelerden biri olan Türkiye, ulusal düzeydeki sorunları ve bunların getirdiği öncelikleri göz ardı etmemelidir. Avrupa Birliği ülkelerinin kabul ettiği eğitsel kalite göstergeleri, nicel göstergeler ve diğer uluslararası göstergeler, uluslararası düzeydeki öğrenci değerlendirme sınavlarının ölçütleri, Türkiye eğitim sistemini geliştirmede bir veri olarak kullanılmalı ancak bunların temel hedefler yerine konulmasından kaçınılmalıdır. Eğitim sisteminin önceliklerinin temel kaynağı ülkenin toplumsal sorunları ve bunlara çözüm sağlayacak eğitsel yönelim ve gelişmeler olmalıdır. Bu sorunlar ve önceliklerin belirlenme-sinde toplumun idealleri kadar uluslararası toplumun ortak vicdanı haline gelen insan Hakları Bildirgesi, Çocuk Hakları Sözleşmesi, Herkes için Eğitim Dünya Bildirgesi gibi belgelerde yer alan ilke, eğilim ve amaçlar da öncelikle dikkate alınmalıdır. Bu metinler yoluyla ifade edilen evrensel idealler konusunda tatmin edici bir düzeye ulaşıncaya değin eğitime, sağlığa ve diğer yaşamsal önemde olan kamusal hizmetlere artan oranlarda ve bugünkünden çok daha yüksek düzeyde kaynak ayrılması sağlanmalıdır. 

Prof. Dr. Hasan Hüseyin AKSOY


19 Mart 2013 Salı

Ablaya !!! (:

Doğduğum günden beri rakibim oldun. ta ki bir gün yuvamızdan uçana kadar. Hep seni dövmek, saçını çekmek, beraber yattığımız o sımsıcak yatağımızda aramızda kimsenin bilmediği, görmediği zahiri çizgimizi ihlal ettiğinde ilk tekmeyi ben atan olmak istedim. Bunları hissederken anlayamadım, bilemedim bir ablanın her şeyden önce kardeşin aynı ev içerisinde ne demek olduğunu.. Fark ettiğimde de artık evimizde değildin... Şimdi artık iki çocuk annesi inanılmaz bir anne ve eşsin.. 

Benim için mi .. ne yalan söyleyim artık seni dövmek, tekmelemek ya da saçını çekmek istemiyorum.. bu benim için büyük bir kayıp (: nasip artık .. bu dünyaya bir daha gelirsek ve yine kardeş olursak bugün istemediklerimi o gün yapacağım buna emin ol :) ama bunların haricinde .. 

varlığınla benim için içimde fırtınalar koptuğunda yanaşacak liman, ne zaman şöyle bir sendelesem etrafıma baktığımda dayanacak duvarsın.. Her ne olursa olsun tüm "duzsuzluklarıma" rağmen bana katlanan zat-ı şahanesin .. velhasıl sen benim ablamsın.. 

bugün annemi gördüğümde elini bir kere fazla öpeceğim, tabi babamında.. (: niye mi eee azmetmişler, çalışmışlar sen olmuşsun.. teşekkür etmek için.. 

gelelim doğum günü mesajına (: 

hayat yeni yaşınla birlikte dünlerde yaşadığın tüm mutlulukların üzerine milyon kere mutluluk eklesin.. Koç yeğenlerime, Mehmet Abi'ye ve Sana uzun, mutlu ve sağlıklı bir ömür nasip etsin. Mevlam seni bizden ayırmasın.. Yeni yaşın kutlu olsun (:

Kardeşin "Ben"