11 Ağustos 2016 Perşembe

Birileri Hediye Mi Dedi

22 Kasım 2014'de Beşir Balcıoğlu Anadolu Lisesi'ne Müdür Yardımcısı olarak atandım. Daha önce onlarca hikayesini duyduğum herşeyden önemlisi daha önce de uzun bir süre birlikte çalıştığım Metin Işık'ın da bulunduğu bir okulda göreve başladım. Hani ne yalan söyleyim içimde Kocaman bir kaygı vardı. Neyse bu bölümü biraz kısa kesmek lazım ...

Okulda göreve başlar başlamaz hummalı bir çalışmanın içerisinde kendimi buldum. Malum dershaneler kapanacak öğrenciler ise bir tercihte bulunacak ya temel lise denilen içerisinde ne olduğu belli olmayan bir kuruma gidecek ya da kendi okullarında kalıp yeni açılacak olan destekleme ve yetiştirme kursları aracılığıyla üniversite sınavlarına hazırlanacaktı.

Bu durumun çok öncesinde farkına varan okul müdürünün rehberliğinde bende kendimi bir sonraki yılın hazırlık sürecinin tam ortasında buldum. Hani ruh halim ve üzerime aldığım sorumluluk öyle kelimelerle ifade edilebilecek gibi değil.

Ve çalışmalar başladı. Önce Öğretmenlerle ve öğrencilerle sonra ise Veli'lerle yaptığımız sayısız toplantılar neticesinde öğrencilerimizin çok büyük bir bölümü bizimle bu yolda yürümeye karar verdi.

Ve ne yazık ki dershaneler okullaşmaya çalışırken bizde birden kendimizi dershaneleşmeye çalışan hatta bunu ne kadar becerebilirse o kadar başarılı kabul eden bir okul olarak bulduk. Neyse bu bölümü de biraz kısa kesmek lazım...

Ve büyük gün geldi 2015-2016 eğitim öğretim yılını büyük bir azimle açtık. Öyle heyecanlı ve tedirgindik ki anlatılacak gibi değil. Çünkü bizimle kalmayı tercih eden öğrencilerin sorumluluğu anlatılamaz. Gecemiz gündüzümüze karışmış halde çalışmaya başladı. Her geçen gün daha fazla dershane olduk. Deneme sınavları yaptık, tüm seçmeli dersleri sınava hazırlık için kullandık. Öğrencileri türlü yöntemlerle takip altına almaya çalıştık vs. vs. Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı ve ilk sınav YGS geldi. Öğrencilerimiz sınava girecekti. Girdiler de ... Ve sonuç ... İnanılmaz . Sonuç olarak bir önceki yıla göre tüm puan türlerinde okul ortalamalarında 60-65 puan aralığında bir artış olmuştu. Artık Rüştü'müzü büyük ölçüde ispat etmiştik ama işimiz bitmemişti. Çünkü önümüzde LYS denilen son engel vardı. O sınavda geçti ve sonuçlar açıklandı.

Metin Hoca ve benim söylemekte en emin olduğumuz şey ... "Elimizden geleni yaptık" söz verdiğimiz herşeyi yapmak konusunda hiçbir şeyden kaçınmadık oldu.

Öğrencilerimiz artık üniversiteliydi.

Kimisi doktor, kimisi mühendis, kimisi öğretmen, kimisi hukukçu, kimisi işletmeci vs adayıydı.


0 yorum:

Yorum Gönderme